20 Eylül 2011 Salı

Köpekle yaşamak

Aslıda bu yazımın başlığı ''Evcil hayvanla yaşamak'' olacaktı ama kuyruklusuyla,kanatlısıyla ,yüzgeçlisiyle kısaca evcil hayvanın hemen her türlüsüyle yaşamış biri olarak hepsinin ayrı kuralları olduğunu bildiğimden kısım kısım yazmaya karar verdim .
Yazımın ilki; ''Köpekle Yaşamak !''
Bu yazıyı yazma nedenlerim sevgili blog dostlarımın ''biz de çok istiyoruz ama...'' ile başlayan cümleleri oldu.
Her şeyden önce ben bir uzman değilim,amacım sadece yaşadıklarımdan öğrendiklerimi paylaşmak. Yazıma o gözle bakarsanız çok sevinirim. 
Ben kızlarla yaşarken her gün yeni şeyler öğreniyorum o nedenle beni eleştirebilir yol gösterebilir,katılabilir ya da katılmayabilirsiniz.Az önce de söylediğim gibi,kızlar bana her gün yeni yeni şeyler öğretiyorlar. Ben onları eğitiyorum onlar da beni :)
Eh buyrun o halde:

Köpekle yaşamak;
a- Eviniz küçük...
Sevgili dostlar siz evinizde koşuyor, hoplayıp zıplıyor musunuz yoksa ? Evimiz bir köpek için tabii ki küçük. Köpek enerjisini parklarda  ,bahçelerde uzun yürüyüşler ve egzersizlerle atar. Ona dolaştırmak gerekirse oyun oynamak için günde en az 1,5-2 saat ayıramayacaksınız inanın dostunuz 300 metrekare eve de sığmayacaktır.
b- Eviniz çok katlı bir apartmanın üst katlarında...
Benim başıma geldi oradan biliyorum,kışlık evimiz apartmanın 15.katında ve bir ara yönetim asansörlere köpekle binmeyi yasaklamaya kalktı :( Saçma bir uygulamaydı ve hemen ''koruyucu önlem alarak '' diye düzenlediler. Keşkül 35 kilo ve kalça çıkığı nedeniyle merdiven çıkması -mümkün olduğunca -yasaklanmış bir köpek. Kucağımda Keşkülle 15 katı çıkmaya çalışırken benim halimi düşünebiliyor musunuz ? 
c- Eviniz bir apartmanın giriş katında...
Hemen sevinmeyin . Eğer Terrier cinsi köpekle yaşayacaksanız iyi düşünün. Bu küçük çocuklar cüsselerinin 10 katı ses çıkarırlar ,her ayak sesine havlayıp komşularınızı rahatsız edebilirler.
d- Eşiniz,sevgiliniz ya da ailenizden biri istemiyor...
Ailenizden ayrı yaşamıyorsanız vazgeçin. Eşiniz istemiyorsa hiç heveslenmeyin,sevgiliniz istemiyorsa ondan ayrılın olsun,bitsin :)
e- Aileden birinin alerjisi var...
Gerekli ilaçlar kullanılırsa çok sorun olmaz inanın,köpek tüyü alerjisinin halı tüyüne ,toz ve akarlara olan alerjilerden daha az sıklıkla görüldüğünü bilin. Yalnız astım bronşit gibi solunum yolu hastalıklarını tetiklediğinden siz yine de uzmanlara danışın derim ben...
f- Zamanınız yok...
Köpekle yaşamayı unutun gitsin. Köpek  hiç büyümeyen çocuktur. Onun her zaman sizin ilginize sevginize ihtiyacı vardır. Ayrıca ilk aylarda ona doğru davranışlar kazandırmak ve eğitmek için gerçekten çok zamana ihtiyacınız olacak.
g- Bütçeniz kısıtlı...
Tek neden buysa küçük köpek alın,küçük köpek az yer büyük köpek çok... Yalnız her ikisinin de aşı masrafları ve tedavi giderleri aynıdır aklınızda olsun ! Kuduz aşısını belediyeler ücretsiz uygulasalar da diğer pek çok aşı gideri bütçeye bir yük getiriyor orası kesin !
h-Hareketi pek sevmiyorsunuz,
Köpek almayın o zaman kedi size daha uygun :)
ı-Spordan çok hoşlanıyorsunuz,
Sportif köpek ırklarını araştırın,örneğin Labrador Retriever,Golden Retriever,Dalmaçyalı gibi... Bu ırklar harika birer koşu ,yürüyüş hatta yüzme arkadaşıdırlar. Önceki köpeğim Colette bir Terrier&Poodle karmasıydı,çok hızlı koşardı ama uzun yürüyüşlerde kucağıma çıkmak için adeta yalvarırdı :) Keşkül bir Labrador Retriever yazın sıcak günleri hariç her gün sabah-akşam en az 1'er  saat hızlı hızlı yürürüz ve tık ! demez. Kısacası en az 10-15 yılınızı geçireceğiniz köpeğinizi seçerken yaşam koşullarınıza uygun ırkta karar kılın.
j-Bazı köpekler sıcak iklime bazıları da soğuğa gelemez. İzmir sıcak iklime sahip ama bizim sitede 1 Sibirya kurdu ,bir de Kangal var . Hayvancıkların yaz sıcağında halini görseniz acırsınız. Yıllar önce Beethoven diye bir film vardı .Biz oğlumla onu izledikten sonra tutturdu St. Bernard alalım diye. Bu köpekler 60-70 kg.kadar olabiliyorlar ve kesinlikle karlı  soğuk bir iklimde  yaşamaları gerekli. Neyse ki veterinerimiz güç bela ikna etti de bizim oğlan 10 kiloluk bir ev kızına razı oldu:)
  
Şimdi benim köpekle yaşamanızı neredeyse engellemek istediğimi düşünenleriniz olacaktır ama...
Köpekle yaşayanlar ,
Her gün açık havada yürüyüş yaptıkları için daha sağlıklıdırlar,
Onları hep dinleyen yargılamayan ,çok ama çok seven dostları olduğu için yalnız değildirler.
Başka bir canlıya emek verdikleri için huzurludurlar.
Bir köpeğin sevgisini kazandıkları için özgüvenli ve şanslıdırlar,
Köpekli ailelerin çocukları sorumluluk sahibi ve yaşıtlarına göre daha gözlemci oluyorlar. Ben denedim gördüm :) 
En önemlisi onlar dünyaya artık yürekleriyle de bakan ayrıcalıklı insanlardır. Tüm bunların bir teki bile bir köpekle yaşamak için yeterli  bence , öyle değil mi?


Yukarıda paparazziler (!) tarafından çekilmiş bir fotoğrafımızı görüyorsunuz. Keşkül her zaman her yerde benimle birliktedir,kendini bize adamış sadece bizim için yaşayan bir can... Biz de onun mutlu ve sağlıklı yaşaması için elimizden geleni yapıyoruz. Şu güzelliğe bakın...Bu bile tek başına bir köpekle yaşamak için yeter öyle değil mi?

Bunlar benim ilk etapta aklıma gelenler,yazımı fazla uzun tutup sizi sıkmak istemedim ama devamı gelecek ...

21 yorum:

  1. Bu harika yazı için yürekten kutluyor, çok teşekkür ediyorum.

    Biz ailece yaklaşık 11 yıl önce Minik'imizi ailemizin bir ferdi yapmaya karar verirken inanın hiç bir bilgimiz ve deneyimimiz yoktu. O yıllarda daha internetle de tanışmamıştık. Yani her bilgiye anında ulaşma şansımız yoktu. Eve gelen yeni üye sayesinde yaşam tarzımızı değiştirmek zorunda kalınca her şeyi yaparak, yaşayarak ve çoğunlukla da deneme yanılma yönteminin acı sonuçları ile karşılaşarak öğrendik. Sonra evdeki patilerin sayısı arttı. Zorluklar da çoğaldı ama bizler de deneyim kazanıp bu zorlukları nasıl kolayca yenebileceğimizi öğrendik. Gördük ki, yaşamımıza anlam ve güzellik katan küçük dostlarımızla evimizi paylaşmak sanıldığı kadar yıpratıcı değilmiş. Sıklıkla veterinerimize danıştık ama anladım ki deneyim çok önemli. Değerli deneyimlerinizi paylaşmanız çok takdire değer. Çok teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili komşum asıl ben teşekkür ederim ! Lütfen siz de deneyimlerinizi paylaşın. Kuyruklu dost edinmek isteyen dostlarımız ''yaşayan kaynaktan '' bilgi edinsinler. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  3. sevgiliniz istemiyorsa yorumunuza bayıldım. en doğru karar gerçekten. :D
    benim 6 yaşında bir oğlum 13 aylık bir kızım var. oğlumla yaptığımız uzun pazalıklar sonucu kızım ancak 2 yaşına girdikten sonra almaya ikna edebildik. çünkü kedi veya köpek için ilk yıl gerçekten zor. evde zaten yaşıyorsa yeni bebek sorun olmuyor ama bebek küçükken alındığında sıkıntı daha çok oluyor.

    birde kedi veya köpekle yaşamak isteyenlerin tatilleri iyi planlaması gerekiyor. yemini suyununu koy 3 gün yanlız kalır fikri bana çok ürkütücü geliyor.

    YanıtlayınSil
  4. Çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Heveslenip, alıp, sonra sokağa bırakanları caydırır inşallah. Beceremeyecek olan almasın.

    YanıtlayınSil
  5. sevgili colette yazınız müthiş evimize bir candostu katmayı planlıyor ve araştırmalar yapıyoruz eşim işyerinde zaten kedilere bakıyor ziyaretine gittiğimde kedicikleri sevdiğimden kedilere daha aşinayız ama köpek sanki daha başka gibi

    YanıtlayınSil
  6. Erkİpek hoşgeldin.Tatil kısmını atlamışım ben ama yazımın devamı gelecek zaten bu konuyu da yazayım. Teşekkürler.
    Nedret Hanım yazma amaçlarımdan biri de o husus :(
    Mor Menekşe kedici olmak ayrıcalıklıdır. Kedilere hayranım ben. O halde açın yüreğinizi bir kediye:) Kedili Yaşam konusunu da işleyeceğim gelecek günlerde. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  7. Harika bir yazı yüreğine sağlık.

    yaz bitiyor ya havalar serinleyecek diye seviniyorum ama yazlıkçılar evlerine dönerken kaç yavrucağı evsiz bırakacak onu düşünmek bile istemiyorum.
    nasıl güzel bakıyor fotoğrafın çekildiğini sen değil ama keşkül farketmiş:)) öpücükler

    YanıtlayınSil
  8. Aaa ,evet Hatice! Keşkül uyanık ,hemen farketmiş fotoğrafımızın çekildiğini :)

    YanıtlayınSil
  9. Yol gösterici, çok faydalı olmuş. Tebrik ve teşekkür ederim kendi adıma, bir hayvan sevdalısı olarak :)

    "sevgiliniz istemiyorsa ondan ayrılın olsun,bitsin :)" kısmına çok güldüm :) Benim gibi ne yardan ne serden geçebilen arkadaşlar varsa, onlara sevgiliyi ikna etmek için bir yöntem tavsiye etmek isterim ben de; bir hayvan fotoğrafına bakarak içli içli ağlayın :D 4 sene dil döktüm bana mısın demedi, sahiplendirme grubunda bir kedi fotoğrafına bakıp "Beni de kendini de bu güzellikten mahrum ediyorsun" diye ağlamaya başlayınca "Tamam, ara sahiplendireni gidelim alalım" dedi :) Aynı günün akşamı gittik kara kızımızı aldık geldik, şimdi benden çok hayvan aşığı oldu sevgilim :)

    Hayvanlar candır.

    YanıtlayınSil
  10. detaylı olarak artısıyla eksisiyle çok güzel anlatmışsınız...
    teşekkürler...
    sevgiler...

    YanıtlayınSil
  11. Ceren ne mutlu sana sevgilini ikna yöntemini bulmuşsun. Herkes memnun ya sonuçta sen ona bak ! Sevgiler...
    Sevgili Okuyan ,''kediyle yaşamak ''konusunda senden de öneriler almak isterim o yazımı da hazırlamaya başlayacağım. Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  12. siz benden çok daha tecrübelisiniz 2 tane dünya güzeli kediyle yaşayarak:)
    ama diyebilirim ki ev hayvanlarının da korku, endişe, özlem, sevgi, acı, sadakat, bağlanma gibi hisleri olduklarını unutmadan, onların birer heves uğruna alıp bir süre sonra sıkılınca vazgeçilebilecek oyuncaklar olmadıklarının bilincinde olarak ailemize dahil etmeliyiz... iyi bakım ve sevgiyle 15- 20 sene gibi bir yaşam sürelerinin olduğunu düşünerek her anlarında yanında olma sorumluluğunda olmak gerek... sonuçta hayvanlar da hastalanıyor ve yaşlanıyor, sorunları olabiliyor... kalbimizde ve hayatımızda onlara yer açarken onların da kalplerinde bir yer edindiğimizi unutmamamız lazım... sahipleri tarafından terk edilen kimi hayvanların bunalıma girdiklerini, yeme içmeden kesildiklerini, acı acı ağladıklarını maalesef biliyorum...
    çocukluğumdan beri evimizde kedi, köpek ve kuş sevgisi tattım... maalesef zamanları geldi ve aramızdan sevgilerini, tatlı anılarını bırakarak ayrıldılar... arkalarından diğer hayvanlara yer açarak...
    kediyle yaşamanın o kadar çok artı yönleri var ki; mutsuz olmanıza asla izin vermiyor:) mutsuzluğunuzu, huzursuzluğunuzu anında hissediyor ve kurtarıcınız gibi yanı başınızda bitiveriyor... gözünüzün içine gözlerini dikerek sanki sizi anlamaya ve yardımcı olmaya çalışıyor... miyavlıyor, yalıyor, türlü şaklabanlıklar yaparak kaybettiğiniz neşenizi bulmanızı sağlıyor... çok hassas yaratıldıklarına inanıyorum... şayet sadece evde beslenecekse *bahçeye çıkarılmayacaksa* kısırlaştırmak biraz şart gibi... çünkü özellikle erkek kedilerin kızgınlık döneminde evin kimi yerlerine kokulu idrar bırakma durumları var... ve inanılmaz miyavvv sesleri dinleyebilirsiniz:)
    ben kısırlaştırmanın güvenilir bir yerde yapılmasından yanayım...

    YanıtlayınSil
  13. kedi besliyorsanız köpek sahiplerine göre işiniz daha kolay çünkü günde 1 veya 2 kez dışarı çıkarıp gezdirmek gibi bir yükümlülüğünüz yok... ancak güzel havalarda doğanın tadını çıkarsın, çimlerde eğlensin, güneş banyosu yapsın istiyorsanız bir tasmayla yeşil alana çıkarmak da çok keyifli...
    beslenme konusunda da ev yemeklerine alıştırılırsa masrafı az olur... ben yaş mama, kuru mama, beyaz peynir, haşlanmış tavuk ve tavuk ciğeri veriyorum... arada da haşlanmış yumurta:) masraf olarak biraz tuzlu olan düzenli aşıları ve en önemlisi 3 ayda 1 parazit aşısı... ağız ağıza sevip koklayacaksanız ihmal etmemeniz gerekir... arada malt vermelisiniz... benimki bayılıyor neredeyse parmaklarımı da yiyecek:)
    tatil zamanlarında ya hayvan kabul eden yerleri tercih edeceksiniz ya da tercihinize göre kedi pansiyonuna bırakmanız gerekir... veya bir yakınınıza:)
    düzenli taramak için bir fırça almak da pek masraflı değil:)
    sevgisi her şeye değer...
    bilmem ki aklıma gelenler bunlar:)
    oradan oraya atlayıp yazmış olabilirim... isterseniz okuduktan sonra yayınlamayabilirsiniz...
    sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  14. nasi bisi bilmiyorum hic kopegim olmadi

    YanıtlayınSil
  15. Sevgili Okuyan değerli katılımınız için çok teşekkür ederim.Size ve kuyruklu dostunuza sevgiler...

    YanıtlayınSil
  16. ben teşekkür ederim size... böyle bir yazı dizisine başladığınız için...
    bu arada evde kedi beslerken ayda 1 kez kedi kumu alınması gerektiğini yazmayı unutmuşum:) kristal kum kullanıyorum ve çok memnunum... kesinlikle zerre koku yapmıyor... paketlerin üstünde 1 ay kullanılabilir diyor fakat ben 15 günde 1 1,5 paket koyuyorum... yani ayda 3 paket daha iyi oluyor:)
    sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  17. aa çok güzel bir seri olacak bence :) bilgilendirici bir yazı olmuş ve ben merakla bir kediyle yaşamak postunu bekleyeceğim ^^

    bizimki bu aralar fena ısırıyordu durduk yerde.. meğer diş dökme zamanı gelmiş.. bana aktarabileceğiniz veya tasviyeleriniz var mı bu konuda?

    seevgiler

    YanıtlayınSil
  18. Ah Eflatun kedi ah ! Kedilerin sağı solu belli olmuyor ki :) Benim naçizane önerim,kediniz ısırırken elinizi yavaşça çekin ve oyun esnasında ısırıyorsa heyecanına verin ama hoşgörülü olmayın.Kızıp bağırmak işe yaramıyor ne yazık ki :(

    YanıtlayınSil
  19. Köpek edinmek isteyenler için çok güzel bilgiler.Onlarla yaşadıkça her şeye deydiğini anlıyorsunuz....İyiki paparazilere yakalanmışsınız:))Çok hoş bir foto...
    Mırk:)

    YanıtlayınSil
  20. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  21. Good blog post. I absolutely appreciate this website. Keep writing!
    Also see my webpage > Www.Youtube.Com

    YanıtlayınSil