23 Haziran 2012 Cumartesi

Kedi Mektupları !


BEGONVİLLİ EV'DEN



BİZİM EV'E

Vallahi niyetim kimseyi kıskandırmak falan değil. Şu yastığın güzelliğine bakar mısınız?
Kedi Mektupları'nı tık tık okuyanınız var mı bilmem ama romanda 12 Eylül sonrası yurt dışına savrulan bir avuç devrimcinin kedileri (!) yoluyla haberleşmeleri anlatılır. Alegorik anlatımı vardır yani... 
Bizim kızlar da taa Antalya'nın  Begonvilli Ev'inden  gelen mektupları okudular bir solukta ... Öncelikle Colette'e ,Jane'e , Minik'e sonra da siz dostlarımın kuyruklu dostlarına mahsus selam ediyorlar. Ben faniye bu kadarını söylediler daha fazlası sırmış :) 
Kalın sağlıcakla !
Not : Sevgili komşum fotoğrafınızı izin almadan kullandım ama yastık artık benim (bizim ) oldu ya işte o yüzden arsızlığım !

21 Haziran 2012 Perşembe

Sevgi Ağacı Projesi



 BEGONYA   bloğunun sahibesi sevgili Begoş yurt dışında pek çok örneğini duyduğumuz bir proje başlattı.
 SEVGİ AĞACINA BİR YAPRAK DA SEN OLUR MUSUN ?

''Sevgi Ağacı '' projesine katılmak isterseniz Begoş'un bloğunu ziyaret edebilirsiniz. 

 Ben de Projeye katılmaya karar verdim. Katılma koşullarıyla ilgili yazıyı aynen aktarıyorum .
 Haydi hobiseverler alalım elimize iğne ,ipliği,tığı şişi...Kolay gelsin hepimize !
  
SEVGİ AĞACINA BİR YAPRAKTA SEN OLURMUSUN... 
Sevgi ve barış için bir bütün olduğumuzu sevgimizin gücünü göstermek için sevgi ağacına bir yaprakta sen olurmusun..El emeğinle (işleme,örgü, boyama,resim ,yazı,şiir, ,nakış,dantel,v.s,kumaş üzerine yapılabilecek her tür el işi ) 30x30 ölçülerinde yaptığın parçayı aşağıdaki adrese gönderirmisin..Bir sevgi projesine başladım el emeğinizle katılırsanız çok sevinirim.., Katılanlar arasında ÇEKİLİŞ yapmaya süpriz bir paket olarak 2 kişiye HEDİYE vermeye karar verdim .Sevgi agacı kampanyamız 16 ekim 2012 de bitiyor.....Türkiyenin dört bir yanından katılmaz dediklerim katıldılar yakında elleriyle yaptıkları gelmeye başlar.Resimlerin çekip yayınlıcam çok teşekkürederim..
.1--İzleyicim olmanız
2- kampanya ve hediye çekilişini blogunuzda facebookta duyurmanız.
3-Gönderdiğiniz her parça +1 çekiliş hakkıdır
Yorumlarınızın altına isim ve mail adresinizi yazarsanız çok memnun olurum... 


17 Haziran 2012 Pazar

Yemek hazır mı?


E haydi ama karnımız acıktı ,yemek hazır değil mi?
Baş köşeye kurulduğuna bakmayın. Ben ömrümde böyle iştahsız kedi görmedim. Tabağına mama koyup prenses hazretlerini alıp başına götürmezsem yemek aklına bile gelmiyor inanır mısınız? Ne yapacaksınız işte '' ciğercinin kedisi '' ! Hayat bu... Kimi canlar sokakta bir lokma bulmak için çöp karıştırır kimi de bu hanımefendi gibi bulur da yüzüne bakmaz. 
Her ne ise ... 
Haftanız güzel başlasın !
Kalın sağlıcakla!
Not: Bloğumu bir süre yorumlara kapatmıştım,şimdi yeniden açtım. Böylece ahlaksızın yorum yapmasını bekliyorum ki suç duyurusunda bulunabileyim.

Kara



Çok yakışıklı bir delikanlı O ... Kapımızın önünden hiç ayrılmıyor. Geceleri bahçedeki şezlongda yatıyor. Kapıyı açar açmaz bağırmaktan kısılmış sesiyle bize ''Miyavvv günaydın ,çok açım '' diyor. Hemen mamasını verip ,suyunu tazeliyoruz.
Bu yakışıklı geçenlerde 5-6 gün ortadan kayboldu meğer civardaki boş bir evde kapalı kalmış,tesadüfen bağırmasını duyan biri haber vermiş de kapıyı açıp kurtarmışlar. O gün bu gündür sesi kısık kısık çıkar garibimin.
Adı  Kara  ... Evin kontenjanı dolu Kara üzgünüm seni alamam. Yaz boyu bizimlesin ama kışın ?

9 Haziran 2012 Cumartesi

Mutlu Kuyruklu Dostlar Evi'nden rica!




En iyi oyun arkadaşımız geldiğinde çok sevinmiştik ama şimdi gitme konuşmaları başladı evde.
Bizde zaman kavramı olmadığını söyleyenler yanılıyorlar. Biz şimdiyi de çook sonrayı da biliriz. Sizi her görüşümüzde uzun süredir görüşmemiş gibi ,çok özlemiş gibi selamlamamız zaman kavramına sahip olmayışımızdan değil size olan  sevgimizdendir...
Şimdi olabildiğince anın tadını çıkarıyoruz ,birlikte yatıp birlikte kalkıyoruz. Küçük kalbimiz sevgiyle atarken kısacık ömrümüzde bizi mutlu eden ailemize sadakatle bağlıyız.

Bu sıcak yaz günlerinde kapısının önüne bir tas su koymayı unutmadığınız gibi , yaz bitince yazlık evlerinizi kapatırken bizi bahçede ,sokakta unutmayın olur mu? Sevgiye insana alışan bizler sokaktaki tehlikeleri anlayamadan,kendimizi korumayı öğrenemeden melek olup gidiyoruz. Hiç bir canlı terkedilmeyi haketmiyor ama bizi siz istediniz aldınız,sevdiniz okşadınız sonra bıkmak niye? Eski bir eşya gibi atıp gitmek niye?
Artık karneler alındı,yaz tatili başladı. Ne olur unutmayın biz bisiklet ,bilgisayar değiliz! Bizi çocuklarınıza armağan için alıp getirmeyin eve. Gerçekten bir ömür boyu sevip bakacaksanız,bizden hiç bıkmayacaksınız ,evin bireyi gibi görecekseniz alın bizi !
Herkese çok güzel bir yaz tatili diliyoruz!

31 Mayıs 2012 Perşembe

Babalar ve kızları



Dalmış gitmiş ikisi de... Babasının kızı işte.
Yıllar önce  bir erkek kedim vardı - hani beni kedilere aşık eden - Archie idi adı. Bizim evde kuyruklu dostların isim babası oğlumdur. Archie o kadar ürkek ve naif bir kediydi ki tezat olsun diye   Cesur Archie koymuştu adını :)
Cesur(!) Archie  heybetli , çok  yakışıklı   bir  siyah-beyaz  kediydi ama huyu yumuşacıktı. Tam 7,5 kilo gelen koca cüssesi ,uzun uzun bacakları,burnunda beniyle eşsiz bir güzelliği vardı. Onu o kadar çok severdim ki anlatamam. Bir köpekten daha sadık,itaatkar ve sevgi doluydu. Beni adeta taparcasına seven bu can eşime karşı pek sevgisiz ve kıskançtı. Aralarında tatlı bir çekişme vardı. Oğlumu arkadaşı gibi görüp onunla saatlerce oynayan Archie eşimi her fırsatta rahatsız ederdi. Kedilerin yıkanmayacağını bilen ama buna aldırış etmeyen ben onu ara sıra yıkarken eşimden yardım alırdım. Her ne hikmetse benim elimi tırmalamaz,ısırmaz ama eşimin ellerini çizik içinde bırakırdı. 
Hatta bir defasında antibiotik tedavisi olması gerekmişti,biz de yazlıktayız her gün o sıcakta kediyi veterinere getirip götürmek olanaksız. '' Ne yapalım dedik? ''eşim '' sonuçta ben de doktorum,göstersinler neresine iğne yapacağımı ,tedavisini ben yapayım '' demişti ama kedi bu ,durmuyor ki yerinde. Birisi tutacak sıkıca ,diğeri de yapacak enjeksiyonu. Onu tutan  ben oldum elbette,o sırada canı epeyce yanmış olmalı ki ,can havliyle elimi ısırmaya yeltendi ,kısacık bir an gözgöze geldik;başını çevirdi ve eşimin elini hart ! diye ısırıverdi. Güler misin ağlar mısın ? Evlere şenlik bir durumdu yani. 
Archie'yi kaybettikten sonra 15 yıl hiçbir kediye bağlanmadım. O kadar ağladım ki anlatamam. Sonra hayatıma önce Tagaddi sonra da Küdük girdi. Bu kızları tanıyorsunuz zaten :) İkisini de çok seviyorum ancak Tagaddi bana karşı sevecen değilidir. Kucağıma kendiliğinden gelip kendini sevdirmişliği pek yoktur ama eşimi pek sever. Şikayet etmiyorum da her işini de ben yaparım hani :))) Eşime düşse düşse sevmesi düşer. 
Nankör Tagaddi n'olcak ?
Sevgiyle mutlulukla kalın ,kedisiz kalmayın !

24 Mayıs 2012 Perşembe

Evin gerçek sahipleri



Çayınızın yanında Tagaddi alır mıydınız ?




Güneşe hiç çıkamam ,sarışınım ya çabuk yanıyorum !




Keşkül'ün yatağı benimdir,benim yatağım yine benimdir. Zaten evde her yer benimdir.

Bu günlerde bizim evde bir telaş bir telaş... Kızların en sevdikleri evde ya. Değmeyin keyiflerine :) Gün boyu koşuşturup duruyorlar,bu fotoğraflar yorgunluktan serildikleri bir anda çekildi. Görüldüğü üzere her biri ayrı bir köşede yaşamın tadını çıkarmakla (!) meşguller.
Herkesin keyfi daim olsun! Yaşama bizim kızlar kadar kaygısız bakmanız ,var olmanın tadını ise doyasıya çıkarmanız dileğiyle...
Kalın sağlıcakla!